Kış lastiği kar zincirinin yerini tutan bir ekipman değil

Kış lastiği kar zincirinin yerini tutan bir ekipman değil

Kış lastiği lüks değil, tüm karayolu taşıtlarında kullanılmalı!

Kış lastiği kar zincirinin yerini tutan bir ekipman değil

Karlı ve buzlu zeminlerde güvenli bir sürüş için zincir takılmalı

Kış lastiğinin, uluslararası mevzuatlarla sahip olması gereken özelliklerinin belirlendiğini kaydeden uzmanlar, lastik yan yüzeyinde ‘Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF)’ logosu olmayan, yani sadece M+S logosu olan lastiklerin kış lastiği olmadığını söylüyor. Kış lastiğinin lüks olmadığını da dile getiren Güvenli Sürüş Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, “Sadece yolcu ve eşya taşıyan karayolu taşıtlarında değil, otomobiller dahil tüm karayolu taşıtlarında kış lastiği kullanılmalı.” dedi. Kış lastikleri şartlar ne olursa olsun sürücüyü her yere götürebilecek süper kahraman olmadığına dikkat çeken Şener, kış lastiğinin kar zincirinin yerine getirdiği görevi yerine getirebilen bir ekipman olmadığını da belirtti. 

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğr. Gör. Özgür Şener, kış lastiği konusuna değinerek, neden kullanılması gerektiğini anlattı.

7 santigrat derecenin altındaki hava koşullarında yol tutuş performansı azalmıyor

Kış lastiklerinin, 7 santigrat derece ve altındaki hava koşullarında kullanılan kara yolu taşıtlarının seyahatlerini güvenli bir şekilde yapabilmelerini sağlamak amacı için özel olarak üretilmiş lastikler olduğunu belirten Şener, bu lastiklerin 7 santigrat derecenin altındaki hava koşullarında sertleşmeyen ve yol tutuş performansını azaltmayan bir yapıda olduğunu söyledi.

Şener, “Genel anlamı ile kış lastiği, uluslararası mevzuatlarla sahip olması gereken özellikler belirlenmiş ve belgelendirilmiş, bu standartlara uygun olarak kış şartlarında kullanım için üretilmiş, lastiğin yan yüzeylerinde Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF) logosu ve yanında M+S logosu olan lastiklerdir.” dedi.

‘Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF)’ logosu olmayan kış lastiği değil

Kış lastiklerinin yüzeylerinde, kılcal damarlara benzetilebilecek yapılar olan ince yarıkların (lamel olarak adlandırılıyor), kış lastiği özelliği olmayan lastiklere göre 10 kat daha fazla bulunduğunu dile getiren Şener, “İyi bir su tahliyesi sağlayan kanallar ile oluşturulmuş yüzeylere sahiptirler. Özel bileşimli yapıları sayesinde, 7 santigrat derece ve altındaki hava koşullarında sertleşmezler ve iyi bir yol tutuşu sağlarlar.” diye konuştu.

Öncelikle lastik yan yüzeyinde ‘Üç Tepeli Dağ İçinde Kar Tanesi (3PSF)’ logosu olmayan yani sadece M+S logosu olan lastiklerin kış lastiği olmadığını da kaydeden Şener, “Sadece M+S logosuna sahip lastiklerden gerçek kış lastiğinin güvenli sürüş özelliklerini beklemek trafik kazalarına sebebiyet veriyor.” dedi.

Kış lastiği bir lüks değil

Özgür Şener, şu bilgileri verdi:

“Kış lastiği bir lüks değil, kış koşullarında tüm karayolu taşıtlarının yola temas eden tüm lastiklerinde güvenli bir şekilde kullanımı için bir gerekliliktir. Sadece kış lastiği kullanmamaktan kaynaklı trafik cezasına çarptırılmamak için şeklen uyulması gereken bir kural değildir. Trafik kazalarına sebep olarak insanların ölüm ve yaralanmalarına sebep olacak kadar önemli ve kritik bir ekipmandır.”

Şartlar zorlaşmışsa kış lastiğine güvenerek sürüş devam ettirilmemeli

Kış lastiklerinin karlı ve buzlu zeminlerde, kış lastiği olmayan bir lastiğe göre avantajlı olsa da bu zemin koşullarında güvenli bir sürüş sağlamasının garanti olmadığını dile getiren Şener, “Bu tip zemin ve hava koşullarında en güvenli davranış mecbur değilsek yola çıkmamaktır. Yola çıkılmış ve şartlar zorlaşmışsa kış lastiğine güvenerek sürüş devam ettirilmemeli. Hız düşürülmeli, takip mesafesi arttırılmalı, diğer sürücülerin davranışları ve trafik akışı çok daha dikkatli takip edilerek sürüş yapılmalı. Sürüşün güvenli olmadığı düşünüldüğünde güvenli bir alana gidilerek sürüş sonlandırılmalı.” uyarısında bulundu.

Kış lastikleri şartlar ne olursa olsun sürücüyü her yere götürebilecek süper kahraman değil

Kıs lastiklerinin lastik reklamlarında paylaşıldığı gibi, şartlar ne olursa olsun sürücüyü ve aracını her yere götürebilecek süper kahraman olmadığını kaydeden Güvenli Sürüş Uzmanı Şener, “Zemin şartları, hava koşulları, aracın yük durumu, aracın teknik özellikleri gibi birçok bileşen ile birlikte lastiklerin güvenli sürüşe katkısı değerlendirilmeli. Tavsiye edilen güvenli diş derinliği 4 santimetredir. Bu diş derinliğinin altındaki lastikler kış lastiği özelliklerinin tamamını yerine getiremeyecektir. Kış lastiği, kar zincirinin yerine getirdiği görevi yerine getirebilen bir ekipman değildir. Karlı ve buzlu zeminlerde güvenli bir sürüş için zincir takılması gereklidir.” dedi.

Kar lastiği neden kullanılmalı?

Özgür Şener, kış lastiğinin diğer lastiklere göre, kış şartlarında daha iyi bir zemin tutunması sağladığını dile getirerek, “Yağmurlu havalarda daha iyi bir su tahliyesi dolayısı ile daha iyi bir zemin tutunması sağlar. Kaygan zeminlerde iyi bir tutunma sağlayarak ilk kalkışta avantaj sağlar. Kaygan zeminlerde fren yapıldığında kış lastiği ile durma mesafesi, kış lastiği özelliği olmayan lastiklere göre çok daha kısadır. Bazı kaygan zeminlerde yaz lastikleri kış lastiklerine göre 3 kat daha uzun mesafede duruş sağlamaktadır.” şeklinde konuştu.

Ne zaman kullanılmalı?

Adı kış lastiği olsa da mevsimden ve tarihten bağımsız olarak hava sıcaklığının 7 santigrat derecenin altına düştüğü zamanlarda kullanılması gerektiğine de dikkat çeken Şener, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ülkemizde yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçlarda her yıl 1 Aralık ile 1 Nisan tarihlerinde zorunlu olarak kış lastiği kullanmaktadır. Maalesef yanlış bir uygulama olarak, aynı araçta kış lastiği zorunlu olan ve olmayan lastikler kullanılabilmektedir. Tekrar hatırlatmak isteriz; sadece yolcu ve eşya taşıyan karayolu taşıtlarında değil, otomobiller dahil tüm karayolu taşıtlarında ve taşıtların yola temas eden tüm lastiklerinde kış lastiği kullanılmalıdır.”